Aleviler, Allah’a Kul, Muhammed’e Ümmet, Ali’ye Talip Olanlardır

Ana Sayfa » Yazarlarımız » Aleviler, Allah’a Kul, Muhammed’e Ümmet, Ali’ye Talip Olanlardır
Paylaş
Tarih : 05 Ocak 2015 - 17:30

Dostlarım,

Kardeşlerim,

Canlarım…

Kaldırın başlarınızı

Suçlular gibi, yüzümüz yerde

Özümüz darda durup dururuz.

Kaldırın başlarınızı

Bize göz verildi, gözleyin diye!

Dil verildi söyleyin diye!

El gövdede kaşınan yeri bilir

Dert bizde, derman ellerimi/dedir.

Ararsan bulursun, verirsen alırsın.

İnanmazsan gelir görürsün…….

Hacı Bektas-ı Veli.

Not:www.Aleviyizbiz.com sitesinde yayınlanan benimde çok güzel bulduğum yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum

Son zamanlarda 1400 yıllık yüce değerleriyle şerefli bir destan yazarak bugünlere taşınan Aleviliği kendi mecrasından çıkarıp, kendi kafalarında ki ideolojilerine göre özünden koparılmış bir Alevilik yaratılmaya

çalışılmaktadır.

Niçin? Çünkü; Gerçek değerleri anlaşıldıkça yükselen bir Alevilik var.

Güçlü bir içeriğe sahip olduğu için prestij kazanmaya başladı. Bunu

hazmedemiyorlar, bunu anlayamıyorlar…

Anlayamayanlar kimlerdir? Aleviliğin birliğini bozup, tartıştırılarak içini boşaltıp asimile etmek isteyen “özümüzdeki meyvelerin kurtları” olan yol düşkünleri, Diyanet ve şarlatanlarıdırlar.. Televizyonlara çıkıp Aleviliği anlatanlar; hiç cem görmemiş, hiç alnı secdeye gelmemiş, ateizmi bayrak edinmiş, Alevi ulularının isimlerini inanmadığı halde sadece kullanan kimselerdir…. Amaçlan, siyaseten bir yerlere gelmek ve rant edinmektir.

Yurdumuzun her tarafından yüzlerce telefonlar alıyoruz; “Susturun şunları” diye… sanki öyle bir gücümüz varmış gibi.. Oraya biz çıkarıyormuşuz gibi….

Halkımız bunlardan rahatsız olmaktadır….

Bu zihniyete göre; “Aleviliğin İslam’la ilgisi yoktur”

Hz. Ali ve Ehlibeyt Arap’tır, Alevilikle bunların ne ilişiği vardır, gibi

saçmalıklar…

Yel kayadan ne koparır ki…

Alevilik, İslamiyet’in yüz akıdır… Gülen yüzüdür.. Balkanlara. Budapeşte’ye kadar giden anlayıştır.. Anadolu’yu İslamlaştıran, gönüller fetheden, kutsal kelam’ı geleneklerimizle harmanlaştırandır.

Alevilik, katı, softa, bağnaz, akıl dışı yorumlara karşı akli yorumu öne çıkaran, insan sevgisini, eşitliği, bölüşümü inancın temeline yerleştiren, insanı Tanrının zerresinden oluştuğu için, incitmemeye çalışan, bağnazlığı, şiddeti reddeden insani yorumun adıdır. “Allah- Muhammed- Ali” dir duaları.

Allah, âlemlerin rabbidir. Muhammed, O’nun Resulüdür. O, “Adı güzel kendi güzel Muhammed”dir. O, saflığın, duruluğun, ve seçilmişliğin nurudur. Nübüvvettir. İki denizi birleştirip, yani velayetin ve imametin şahı ile, cennet seyyidesi Fatima’nın birleşmesi ile gelen on iki imamların öz kaynağıdır. Pınar’ın başıdır. Kırklar ceminde ki; “Canı canından, ruhu ruhundan, cismi cisminden olan Ali ile Muhammed’dir. Ali’siz Muhammed, Muhammedsiz Ali olamayacağı gibi; Allahsız, Muhammedsiz, Ali’siz de Alevilik olmaz. Bunu herkes böyle bilmelidir. Ve böyle inanmalıdır. Çünkü, öz budur..

Alevilik “kadim”den beri vardır …

İşte belgesi: Bihar’ul – Envar cilt 7, sayfa 230:

“………. Abdullah b. Abbas diyor, Resulullah Sallallahu aleyhi ve âlih’ten

duydum, Buyurdu:

Ey insanlar! Kıyamet günü dört süvari vardır ki bizden başkaları değildir. Birisi dedi ki babam anam sana feda ey Allah Resulü! Kimdir süvariler?

Buyurdu ki ben Burag’a bineceğim; kardeşim Salih kendi ümmetinin öldürdüğü Allah devesine, kızım Fatima benim el- Azba adlı deveme, Ebu Talib oğlu Ali de cennet develerinden bir deveye binecektir. Devenin yuları ıslak incidendir. Gözleri kırmızı yakuttandır. Karnı yeşil zümrüttendir. Üzerinde içeriden dışarısı, dışarıdan içerisi gözüken beyaz inciden bir kubbe vardın Dışı Allah’ın rahmetiyle kuşatılmış, içi ise Allah’ın affıyla donatılmıştır. İleri gelince süratle gelir, geri gidince de süratle gider. O benim önümde olur. Başında nurdan bir taç olur. Mahşer yerinde

toplananları aydınlatır bu taç. Tacın yetmiş rüknü vardır. Her rükün, göğün

ufkunda ki dür misali yıldız gibi parlamaktadır. Hamd sancağı elinde

olduğu halde “La ilahe İllallah, Muhammed’ur Resulullah” diye kıyamette

nida eder. Hangi melaike topluluğun rastlasa “Bu mürsel Peygamberdir,”

derler. Uğradığı her peygamber topluluğu da “Bu mukarreb melektir”

derler. Bu sırada arş’ın ortasından birisi şöyle seslenir:

“Ey topluluk, bu ne mürsel Peygamber, ne de mukarreb melektir? Bu Ebu

Talib oğlu Ali’dir.”

Ali’nin Şia’sı da onun peşinden gelir. Bir çağırıcı onun Şia’sına:

-Kimlersiniz siz? Diye seslenir. Onlarda:

-BİZ ALEVİYİZ” diye cevap verirler.

Bunun üzerine onlara şöyle ses gelir:
-EY ALEVİLER! SİZ GÜVENDESİNİZ, SEVİP DE VELİ EDİNDİĞİNİZLE BİRLİKTE CENNETE GİRİN…

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Muharrem Orucu Niyet Duası

Muharrem orucu niyet duası Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Âlemlerin rabbi olan Allaha´a hamd olsun. Bütün Peygamberlerine salat ve selam

Alevilik Okulu” açılıyor

  “Alevilik Okulu” açılıyor Alevilik Bildirgesi (Yol Evlatları) Hareketi adıyla bir süre önce yola çıkan Alevi inanç ve kanaat

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı: Ahmet Yesevi (1093 – 1156) Hocası”Arslan Baba” adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini