Cehaleti Ancak Örgütlü Güçle Yenebiliriz

Ana Sayfa » Yazarlarımız » Cehaleti Ancak Örgütlü Güçle Yenebiliriz
Paylaş
Tarih : 05 Ocak 2012 - 16:08

Cehaleti Ancak Örgütlü Güçle Yenebiliriz.

Anadolunun aydınlanmacı demokratik kültürünün öncülerinden ve çağımıza ışık tutan ozanlardan Pir Sultan Abdal şöyle sesleniyor “Şaha giderim” deyişinde;

 

“Dost elinden dolu içmiş deliyim

Üstü kan köpüklü meşe seliyim

Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim

Ben de bu yayladan şah’a giderim ”

 

Şüphesiz hepimiz onun mücadele dolu azminden, doğruları söylemede boyun eğmez tavrından, yiğit duruşundan çok etkilendik. Onu bu denli coşkulu ve dik tutan şey neydi?.

 

Öncelikle davasına olan bağlılığı yani sevdaysıydı. Öyle bir sevdaki uğruna ölümü bile göze alacak sevda, sonra da bu sevdayı bilince dönüştürecek bilgi birikimiydi.

 

Bilgi dendiğimde hain bir tuzakla öldürülen değerli gazeteci yazar Uğur Mumcu’ nun o meşhur sözü gelir hep aklıma “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz” diye ne kadar doğru söylemiş. Bilgiye ulaşmalı onu özümüze katmalıyız.

 

Bilgi bir kaç yolla elde edilir. Aileden ve çevreden elde edilir. Hayat içinde alınan bilgilerle, yaşamakla, tecrübe etmele, gezmekle görmekle, seyretmekle elde edilir. Bir de tabii ki okuyarak.

 

Okuyan insan bilginin uzman kişilerce sistemleştirlmiş şeklini alır. Öğretmenlerimiz aldıkları pedegojik bilgilerle bize bilgiyi nasıl vereceklerini, nasıl kazandıracaklarını o günün teknolojisi olanak ve birikimleriyle özel geliştirdikleri metotlarla verirler.

 

Okumak şöylesine üstün körü bilgi sahibi olmak, haberdar olmak şeklinde olduğu gibi bizzat araştırarak,okuduklarını gözlemliyerek, teset ederek, deneyselleştirerek de olur.

 

Tabii ki kalıcı olan okuduklarının öğrendiklerinin deneysel gözlemlerle de beyinde yer etmesidir. Bilginin alınması, detaylarıyla özümsenmesi insanda biliç dediğimiz sıçramaya yol açar.

 

Bilinçteki yerinde oturan bilgi o kişinin daha mantıklı düşünmesinde daha doğru hareket etmesinde büyük rol oynar.

 

İşte yukarda Pir Sultan Abdal’a takındığı o tavrını, o dik duruşunu inanç yolu konusundaki sevdası ve bilgisi yaşatmıştır. Sadece bu mudur onu ölümsüz kılan?

 

Tabiiki hayır; Bir de bilincinde bu sıçramaları sağlayan yoludur. Yani örgütüdür. İdealleridir, yoluna gittiği davasıdır. Ne diyor ” Ben bir yol oğluyum” diyor yani ben örgütlüyüm diyor. Örgütlü olmanın önemini anlatıyor.

 

Bakın ardından da “Yol sefiliyim” diyor. Yani “Benim canım bu yola kurban olsun ben bu yolun hizmetkarı, ayağını bastıkları toprağıyım turabıyım diyor.” yani yola kendini adadığını anlatıyor bir çok şiirinde.

 

Örgütlü olmanın aynı zamanda fedakarlı gerektirdiğini anlatıyor. Kendi canını bile feda edecek kadar kutsuyor bu birlikteliği. Pir Sultan Abdal’ın inancında “yol herşeyden üstündür”.

 

Örgütlülük insana çok şey kazandırır. Örgütlü toplumlar aynı zamanda sosyalleşmiş toplumlardır. Sosyalleşen insanlar öncelikle tolumsal düşünürler. Benden, bencillikten, bireysel çıkarlarından çok toplumun, kamunun çıkarı öne çıkar.

 

Nefsini terbiye etmek bireysel değil toplumsal düşünmektir. Önemli olan tabiiki bireyin toplumsal hoş görü ve eşit paylaşımla mutluluğudur. Bu da örğütlü ve sosyalleşen toplumlarla olur.

 

Mevcut sistemlerin çoğu kapitalist yolu izlediği için sadece bireyi öne çıkarıp toplumsal çıkarı ötelemiştir. Onlar için birey mal satacağı müşteriden başka şey değildir.

 

Hak arama mücadelesinin olmaz sa olmazı örgütlülüktür. Yasalarca da güvencede olan demokratik örgütlenme hakkımızı kullanmak en insani en temel görevimiz olmalıdır. Bir zamanlar bu örgütlenmenin önünde 142 – 142 gibi maddeler bulunmaktaydı Yasalarımızdaki bir çok engel yıllar içerisinde aşılarak bir çok örgütlenmeye cevaz verecek rahatlıklar yaşanmaktadır. Örgütlü bir halk olmalıyız. Bu örgütlülük Kanarya sevenler derneği bile olabilir. Modern toplumlar örgütlerin ve özgürlüklerin çokluğuyla tanınan toplumlardır.

 

Örgütlü olmak insanı kirli bilgilere karşı da korunmaktır. Örgüt yanlış bilgiyi de, kirli bilgiyi de tanır. Örgütlü olmak doğru bilgiye ulaşmaktır. Kaybettiğimiz değerli devrimci önderlerden Hasan Yalçın çok güzel anlatmış “Senin bir gözün var, örgütün bin gözü var. Senin bir kulağın var ögütün bin kulağı var.” diye..

 

Örgüt insanı terbiye eder. Örgütlü kişi insanları aşağılamaz, hor görmez, insana değer verir. Örgüt insana diline, dinine, ırkına, cinsine, yaşına, servetine, makamına ve mevkisine bakmadan değer vermeyi öğretir.

 

Örgüt amaçlı yaşamı  öğrettiği gibi disiplinli yaşamayı da öğretir.Örgütün ana malzemesi insandır. İnsan doğanın en değerli varlığı olduğu gibi örgütün de biricik değeridir.

 

Örgütlülük insan sevgisinin, halk sevgisinin de meşalesini oluşturur. Onurlu yaşamanın kaynagıdır örgütlü yaşam. Örgütlü güçle toplumsal değişimi dönüşümü sağlayabiliriz.

 

Bilgisizliği, bilinçsizliği birleşerek örgütlenerek yenebiliriz. Kısacası cehaleti de ancak örgütlü güçle yenebiliriz.

 

Halkın ışığı olan ozanlarımız, ozanlık geleneği, sanata, şiire, müziğe gönül veren sanatçı kişilerler öncelikle örgütlenmelidir.

 

İstanbul Alevi Derneği’nin de bu işlevi yerine getiren demokratik yasal derleklerden sadece biri olduğunu düşünüyor. Herkesi örgütlü mücadeleye davet ediyorum.

 

Yeni yılın ülkemize ve tüm insanlığa barış sevgi ve aydınlık dolu güzel günler getirmesini diliyorum. Aşk ile

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Muharrem Orucu Niyet Duası

Muharrem orucu niyet duası Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Âlemlerin rabbi olan Allaha´a hamd olsun. Bütün Peygamberlerine salat ve selam

Alevilik Okulu” açılıyor

  “Alevilik Okulu” açılıyor Alevilik Bildirgesi (Yol Evlatları) Hareketi adıyla bir süre önce yola çıkan Alevi inanç ve kanaat

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı: Ahmet Yesevi (1093 – 1156) Hocası”Arslan Baba” adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini