Hacı Bektaş Velî’nin Soyu Şeceresi ve Eğitimi

Ana Sayfa » Yazarlarımız » Hacı Bektaş Velî’nin Soyu Şeceresi ve Eğitimi
Paylaş
Tarih : 05 Ocak 2015 - 17:43

Hacı Bektaş Velî’nin

Soyu Şeceresi ve Eğitimi

Bizlere göre: Medine’de Muhammed, Türkistan’da Hoca Ahmet yesevi, Anadolu’da Hacı Bektaş-ı Veli İslamiyet’in önderleri olmuşlardır.

Hoca Ahmet Yesevi, Türkistan piri olarak bilinen büyük bir Türk düşünürü ve yol önderidir. İlk Türk mutasavvıfı olarak da kabul edilen Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri, Türklerin kadim yurtlarından Doğu Türkistan’ın Sayram Kasabasında doğmuştur. Annesi Ayşe Hatun, babası ise Hz. Ali soyundan gelen Şeyh İbrahim’dir.

Muhammed nasıl ki Arap Yarımadası’nı hak din ile buluşturduysa Hoca Ahmet Yesevi de Türkistan’ı aynı şekilde hak din ile buluşturmuştur.

Hoca Ahmet Yesevi “alperen”denilen Türkistan ve Horasan erenlerinin manevi önderidir. Alperenler, Yesevi Dergahı’nın ışığını, Anadolu’ya ve Balkanlara taşımış ve bu coğrafyaların Türkleşip Müslümanlaşmasında büyük bir rol oynamışlardır.

Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin kutlu türbesi Kazakistan’ın Türkistan kentinde bulunmaktadır. Türbe, 1389 – 1405 yılları arasında büyük Türk hükümdarı Timur tarafından yaptırılmıştır. Turkuaz renkte görkemli bir kubbesi bulunan türbe ve Yesevi Dergahı başta Orta Asya Türkleri olmak üzere bütün Türk Dünyasının en önemli dinsel merkezlerinden biri olarak mevcudiyetini sürdürmektedir.

Hoca Ahmet Yesevi, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin de manevi piridir. Nitekim Hünkâr’ın hocası olan Lokman Perende’nin Yesevi Hazretlerinin öğrencisi olduğu aktarılmaktadır.

Hoca Ahmet Yesevi ile Hacı Bektaş Veli arasındaki bağa Velayetname’de de temas edilmektedir.

Buna göre; Bektaş Veli’yi çocuk yaşta iken Türkistan’ın 99 bin pirinin piri Hace Ahmet Yesevi’nin halifesi şeyh Lokman-ı Perende’nin yanına eğitilmek üzere verirler. Bektaş Veli, genç yaşta kerametler gösterir. Bu nedenle kendisine Hünkâr Hacı Bektaş Horasani denir. Elindeki yeşil beni, Hz. Ali’nin nişanı olarak kabul edilir. Bundan dolayı, Lokman Perende, Bektaş Veli’ye derin saygı duyar ve dervişler ona bağlanır ser çeşme olarak kabul ederler. Asıl adı Muhammed Bektaş olan Hacı Bektaş Velî’nin, yaşadığı dönem ve çevre iyi bilinmekle beraber, tarihi kaynaklarda yaşadığı dönemler hakkında farklı bilgilere rastlanmaktadır.

Menkıbevi Hayatı

Velâyetnâme’ye göre, Hacı Bektaş Velî, Horasan Hükümdârı İbrahim-al-Sani diye anılan Seyyid Muhammed ile Şeyh Ahmed adlı Nişabur’lu âlim bir zatın kızı Hatem Hatun’un oğullarıdır.

Sultan İbrahim-al-Sani ile Hatem Hatun 24 yıl evli kaldıkları halde çocukları olmaz. Sultan İbrahim, şehrin din âlimlerini toplayarak, bir erkek çocuğunun olması için duâlar edilmesini, Kur’ân-ı Kerîm’den hatimler indirilmesini ister. Buna karşılık ihsânlarda bulunur. Bir hafta kadar hatimler yapılır, duâlar edilir. Nitekim Hâteme Hatun, Sultan İbrahim’den hâmile kalır, müddeti dolunca da nur topu gibi bir erkek çocukları olur. Çocuğun adını Bektaş koyarlar.

Tarihi Hayatı

Anne ve babası Türk soyundan olan Hazret-i Pîr Hünkâr Hacı Bektaş Velî, İran-Horasan’ın Nişabur şehrinde dünyaya gelmiştir. Hacı Bektaş Velî’nin doğum ve göçüş tarihleri konusunda; kütüphanelerde bulunan yazma eserlerde, ansiklopedilerde ve yazılı tarihi kaynaklarda farklı bilgiler verilmektedir. Velâyetnâme adlı eserde adı geçen; Mevlâna, Seyyid Mahmud Hayrâni, Hacım Sultan, Yunus Emre v.s. gibi bir çok zât 13. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış erenlerdir. Bu bilgilerde bize, Hacı Bektaş Velî’nin yaşadığı çağ hakkında tahmini bir fikir vermektedir.

Hacı Bektaş Velî; Horasan diyarından Anadolu’ya gönül erleri uyandırmak için kopup gelen pek çok Türk mutasavvıfından biri, belki de en mühim kişisidir.

Hacı Bektaş Velî; Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan önce 13. yüzyılda, Anadolu’da gönülleri aşkla, insan sevgisiyle, birlik ve beraberlik çerağıyla tutuşturan, büyük bir “Velî”, büyük bir “Düşünür”dür.

Hacı Bektaş Velî; Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî’nin talebelerinden Lokman Perende elinde yetişmiş ve daha sonra da kendisinin geliştirmiş olduğu inanç sisteminde, öz be öz Türkçe’yi kullanmış, İslâm dîninin aşk ve bilgi mahiyetini arz diliyle yorumlayarak pek çok gönül er’i yetiştirmiştir.

Hacı Bektaş Velî; Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslâmlaşmasında birlik ve beraberliği temin eden güçleri, kendi fikir şemsiyesi altında toplayarak; büyük bir hoşgörü, insan sevgisi ve îman ile Türk tarihinin belki en kritik bir zamanında, büyük aksiyonunu kârizmâtik yapısıyla gerçekleştirmiş, Anadolu Türklüğünün ayakta kalmasını temin etmiştir.

Hacı Bektaş Velî’nin yaktığı îman, aksiyon ve inanç çerağı, tekkeleri yoluyla Anadolu’ya ve hatta Balkan ülkelerinin içlerine, Avrupa’ya kadar ulaşmış, neticede İslâm kültürü, diğer milletlerin hayatında da tesirini göstererek, günümüzde Amerika’ya kadar yayılmıştır.

Hacı Bektaş Velî’nin

Soyu Şeceresi ve Eğitimi

Hacı Bektaş Velî; Hz.Muhammed, Hz.Ali’nin soyundan ve yedinci İmâm Mûsâ Kâzım’ın neslindendir. Ve kendileri “Seyyid”dir.

Hacı Bektaş Velî hakkında bilgi veren eski kaynaklardan biri olan Velâyetnâme’de, Hazret-i Pîr’in soy şeceresi hakkında geniş bilgi verilmektedir.

Menkıbeye göre okul çağına geldiği zaman babası, Hacı Bektaş Velî’yi, Hoca Ahmed Yesevî’nin talebesi ve halîfesi Lokman Perende’ye teslim etmiştir. Lokman Perende, bâtın ve zâhir ilimlerine sâhip mübarek bir zâttır. Lokman Perende’nin himayesinde ve Yesevilik’ten feyiz alarak yetişen Hacı Bektaş Velî, iyi bir eğitim almıştır. Parlak zekâsı ve düzenli eğitimi sayesinde küçük yaşta kendisini yetiştiren Hacı Bektaş Velî, Kur’ân-ı Kerîm, dîni bilgiler ve bâtın ilmine vâkıf olmuştur.

Hacı Bektaş Velî olgunluk çağına gelince icâzetnamesini alır, daha sonra irşad göreviyle Anadolu’ya gönderilir. Velâyetnâme’de, Hacı Bektaş Velî’nin vehbî bir ilme sahip olduğuna delil olarak, hocasıyla arasında geçen bir vak’a gösterilir. Bu vak’a, Hacı Bektaş’ın henüz çocukken birçok kerâmetler gösterdiğini de belirtmektedir.

Velâyetnâme’de yer alan bu vak’a şöyledir:

Bir gün Lokman Perende, aniden Hacı Bektaş’ın bulunduğu odaya girer, odayı nûr ile dolmuş görüp şaşırır; etrafına bakınır, Bektaş’ın sağında ve solunda iki nûrâni zât görür. Onlar Bektaş’a Kur’ân okutuyorlardır. Lokman Perende girer girmez hemen onlar kaybolurlar. Lokman Perende şaşırır kalır.

Hacı Bektaş’a; “Bunların kim olduklarını” sorar. O da; “Sağımda oturan iki cihân güneşi Ceddim Muhammed Mustafa idi, solumda oturan Allah’ın Arslanı, insanların emîri Hz.Ali idi” derler

kaynak Mustafa Cemil KILIÇ

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Muharrem Orucu Niyet Duası

Muharrem orucu niyet duası Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Âlemlerin rabbi olan Allaha´a hamd olsun. Bütün Peygamberlerine salat ve selam

Alevilik Okulu” açılıyor

  “Alevilik Okulu” açılıyor Alevilik Bildirgesi (Yol Evlatları) Hareketi adıyla bir süre önce yola çıkan Alevi inanç ve kanaat

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı: Ahmet Yesevi (1093 – 1156) Hocası”Arslan Baba” adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini