KERBELA ŞEHİTLERİNİN İSİMLERİ

Ana Sayfa » Yazarlarımız » KERBELA ŞEHİTLERİNİN İSİMLERİ
Paylaş
Tarih : 05 Ocak 2015 - 17:36

Hz. Ali bin Ebu Talib ile Muaviye arasında gerçekleşen Sıffin Savaşı sonrasında Müslümanlar ikiye bölünmüştür. Ali yönetiminde başkenti Kufe olan ve Muaviye yönetiminde başkenti Şam olan iki devlet kurulmuştur. Hz. Ali’nin bir Harici tarafından şehid edilmesi, sonrasında da Hz. Hüseyin bin Ali ve Yezid arasında gerçekleşen Kerbela Savaşı ile bu ayrım derinleşmiş ve mezhep ayrılığının temel nedenlerinden biri olmuştur.

KERBELA ŞEHİTLERİNİN İSİMLERİ
“Allah yolunda öldürülenlere de ölü demeyin. Onlar diridir ama siz anlamazsınız…” (Bakara / 154 )

1. Abdullah oğlu Avf,
2. Abdullah-i Muhyi oğlu Ömer,
3. Abdullah oğlu Sa’d,
4. Abdullah-i Yezmi oğlu Abdurrahman,
5. Akîl oğlu Câfer,
6. Akîl oğlu Müslim, (Küfe’de)
7. Akil oğlu Abdurrahman,
8. Amr Kelbi oğlu Abdullah,
9. Avf oğlu Avn,
10. Avsece-i Azerbaycanî oğlu Müslim,
11. Cebâve oğlu Ömer,
12. Câfer oğlu Abdullah’ın oğlu Muhammed,
13. Câfer (İslam ordusunun müezzini),
14. Deccâne oğlu Abdullah,
15. Deccâne oğlu Sa’d,
16. Enes oğlu Mâlik,
17. Enes oğlu Muhammed,
18. Farrat oğlu Ömer,
19. Firûzan (İmâm Hüseyin’in kölesi),
20. Fâris oğlu Gulam (İmâm Zeynel Abidin’in hizmetçisi),
21. Gûlam Selman (Basra’da şehit oldu),
22. Gulam oğlu Urve (Hûr’un kölesi),
23. Hâni Baba (Urve ve Hz. Ali’nin kızkardeşi Ümmehâni’nin oğludur),
24. Hasan-i Hemedanî oğlu Berir,
25. Hûr oğlu Ali,
26. Hanzala oğlu Said,
27. Hassen oğlu Zehir,
28. Hz. Ali oğlu Hz. Hüseyin
29. Hz. Ali oğlu Avn,
30. Hz. Ali oğlu Abdullah,
31. Hz. Ali oğlul Celal Abbas
32. Hz. Ali oğlu Ebubekir,
33. Hz. Ali oğlu Fazl,
34. Hz. Ali oğlu Osman,
35. Hz. Hasan oğlu Abdullah,
36. Hz. Hasan oğlu Kâsım,
37. Hz. Hüseyin oğlu Ali Ekber
38. Hz. Hüseyin oğlu (Mâsum) Ali Asgar (Abdullah Ekber),
39. Hz. Hüseyin oğlu (Masum) Kâsım
40. Halit oğlu Ömer,
41. Harir oğlu Hamza,
42. Hâris oğlu Cebâve,
43. Hâris oğlu Yusuf,
44. Kays bin A’rabî, (Küfe’de)
45. Kelbi oğlu Veheb,
46. Ma’kel oğlu Enes,
47. Malik oğlu Vekkas,
48. Meşkûr (Hz. Müslim’in çocuklarının zindancısı), (Küfe’de)
49. Mezahir oğlu Habib,
50. Mikdâd oğlu Muuhammed,
51. Muhacir-i Câfî oğlu Zeyd,
52. Muhammed-i Kesiyr, (Küfe’de)
53. Muhammed Kesiyr oğlu Mahdum, (Küfe’de)
54. Muta oğlu Ömer,
55. Müslim-i Azerbaycanî’nin oğlu (ismi bilinmiyor),
56. Müslim Akîl oğlu Abdullah,
57. Müslim Akil oğlu İbrahim (Küfe’de)
58. Müslim Akil oğlu Muhammed, (Küfe’de)
59. Müslim Hammad,
60. Müslim Mazenî oğlu Yahya
61. Ömer oğlu Halit, (veya Halil)
62. Raf’i oğlu Hilâl,
63. Rebîa oğlu Kays,
64. Riyah oğlu Hûr,
65. Riyah oğlu Mıs’ab (Hûr’un kardeşi),
66. Saad (Ebu Tâlip’in kölesi),
67. Sad oğlu Hanzala,
68. Seviyd oğlu Şit,
69. Ubeyd oğlu Şerih,
70. Urve oğlu Abdurrahman,
71. Utbe-i Vekkas oğlu Haşim,
72. Utbe oğlu Mâlik,
73. Ziyad Şaabi oğlu Zeyd,

MUHARREM
Muharrem Arapça bir kelime olup, kelime kökü itibariyle “haram”dan türemiştir. Sözcük karşılığı, haram olan, yasaklanan anlamındadır. Araplar İslam öncesi dönemde (Cahiliye döneminde) dahi, kabile yaşantısının bencilliklerinden kaçınarak, Arabi ilk ay olan “Muharrem” ayında bir birbirlerine savaş açmak gibi “yasaklanan” fiillerden kaçınırlarmış.

• Hicri takvime göre yılın I. ayı
• 1 Muharrem – Hicri yılbaşı
• 10 Muharrem – Aşure Günü

AŞURA
AŞURA Günü, hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. Müslümanların kültüründe önemli bir yeri ve kıymeti olan bir gündür.

Tanımı ve Özellikleri
Aşure, orijinali “Aşura”, Arapça’da 10 manasına gelen “aşara” kelimesinden türemiştir. Türkçe’ye ise Arapçadan geçmiştir. Sözcüğün Sâmî diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında Büyük Kefaret Günü için kullanılmıştır. Hz. Hüseyin ibn Ali ve beraberindeki 72 Müslüman hicri 61. senesinin Muharrem ayının onuncu gününde (10 Aralık 680) Halife Yezid’in emriyle günlerce aç ve susuz bırakıldıktan sonra öldürüldükleri için o güne “Aşura Günü“ denilmiştir.

Aşure Orucu
Aşure günü oruç tutmak sünnettir ve bu oruca “aşûre orucu” denir. Aşure orucu Araplar tarafından bilinirdi. Ayrıca, Museviler de Aşure Günü oruç tutarlar. Müslüman bilginlerinin geneline göre İslam dininin ilk zamanlarında, Ramazan orucu mevcut değilken, aşure orucu tutmak vacipti. Bugün Sünni İslam bilginleri aşure orucunun sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ayrıca, Musevi gelenekten ayrışmak için sadece -Muharrem ayının onuncu günü olan- Aşure Günü’nde değil de, Muharrem ayının 8, 9 ve 10’uncu günlerinde oruç tutulmasının daha iyi olacağı düşünülür. Muhammed bin Abdullah, Muharrem ayı bir sefer zamanına denk geldiğinde ayın onuncu günü oruç tutmuş ve “Bir dahaki aşûreyi 3 gün de oruçlu geçirelim” demiştir.

Aşure tatlısı
“Aşure Çorbası”, Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Aşure Çorbası da denilen bu tatlı, Müslümanların dininde inanılan peygamberlerden biri olan Nuh’un tufandan sonra Aşure Günü’nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamasıyla ortaya çıkmıştır. İçinde birçok farklı malzeme kullanılan ve bir gelenek olarak bugün hâlâ Müslümanlarca Aşure Günü yapılan tatlının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir. Alevilikte çok kutsaldır ve sadece Muharrem ayında pişirilir ve komşulara dağıtılır.

Şii İnancında Aşure Günü
Şii inancında Aşure Günü’ne, İslam dininin genelinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. Zira Muharrem ayının onuncu günü peygamberimiz Hz. Muhammed’in torunu olan İmam Hüseyin Kerbelâ’da şehit edilmiştir. Muharrem ve Sefer ayı ile birlikte iki ayı matem olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, bu matem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Aslında her ayın onucu günü Aşuradır. İbrani kökenli olan bu kelime Muharrem ayında yapılan bu canilikten sonra bu facianın diğer bir adı olarak kabul edilmiş. Şii’likte çeşitli tahıllardan pişirilen, adına da Aşure denilen yemeği Muharrem ayı nedeniyle yapmazlar. O gün helva yapılıp dağıtılır.

Muharrem Matemi ve Alevilerde Aşure Günü
Alevilerde, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da ki acısı başta olmak üzere On iki İmamların acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Matemi tutulur. Amaç bu acıları tekrarlamak öç duygularını tekrarlamamak ya da körüklemek değildir. Muharrem Matemi’nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevi öğretisini özümsemektir.

Matem, Aşure ile biter
Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiç bir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak ve Matem Orucu’nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, yapılabilecek kötülüklerin ve katliamların bir daha olmaması için anmak ve unutmamaktır. Kerbela katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin’in kurtulması ve Hz. Ali’nin soyunun devam etmesi nedeniyle de Allah’a şükredilir. Bu nedenle Muharrem Matemi, Aşure geleneği ile biter. Aşure sevincin hoşgörünün simgesidir.
12 gün orucun ardından Aşure Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan Aşure tatlısı yenilir veya evlere dağıtılır.Kaynak:Murat ŞAHİN’den yararlanılmıştır.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Muharrem Orucu Niyet Duası

Muharrem orucu niyet duası Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Âlemlerin rabbi olan Allaha´a hamd olsun. Bütün Peygamberlerine salat ve selam

Alevilik Okulu” açılıyor

  “Alevilik Okulu” açılıyor Alevilik Bildirgesi (Yol Evlatları) Hareketi adıyla bir süre önce yola çıkan Alevi inanç ve kanaat

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı: Ahmet Yesevi (1093 – 1156) Hocası”Arslan Baba” adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini