Mahsuni Şerifle Anım

Ana Sayfa » Yazarlarımız » Mahsuni Şerifle Anım
Paylaş
Tarih : 05 Ocak 2015 - 16:59

Büyük Usta Aşık Mahsuni ŞERİF, her sanatçı, aydın yazar, bilim adamı, işçi, çiftçi her kesimden halkın bildiği, ilgi duyduğu ve severek türkülerini dinlediği büyük bir ozandı. Bana göre Mahsuni ŞERİF bilim adamıdır. Büyük kitlelere, her kesime ışık olan bilge bir kimliktir. Aşık Mahsuni ŞERİF ezilmezliği, başkaldırıyı,isyanı, aşkı, sevdayı türkülerinde dile getiren, üstün yetenek sahibi bir üstatdı. Mahsuni ozan geleneğinde ender bir kimlikdi. Sanatçılar arasında da çok sevilen, saygı duyulan, ulaşılması güç mertebededir. Ozanlığıyla ilgili kitap, makale, köşe yazıları, binlerce anlatımları, sanatı, yaşam öyküsü vardır. Akedemik sosyoloji yanı, kitaplara, köşe yazılarına, tezlere konu olmuş, her bir sözü bin kilo ağırlığındadır.

Ben de Mahsuni Baba ile bir anımı paylaşmak isterim. Ölümsüz Ozan Mahsuni ile 1995 yılında Malatya’da bir konsere davet edilmişdim. Düzenleyen, Malatya’da yayın yapan yerel bir radyoydu. Sahibi İlhan Atılgandır, Mega radyo gerçek bir türkü radyosuydu, o radyo hala yayında mıdır bilmiyorum, bu vesileyle İlhan Atılgan’a da selam olsun. Konserimizi ayarlayan Güvercin Müziğin prodüktörü Haydar Güvercin idi, o zaman Arif Sağ müzikte yeni kasetimi çıkardığımız dönemdi. Malatya’ya gideceğimiz tarih belli oldu, afişler basıldı, duyurular yapılıyor, 10 binler konser alanını doldurmuşdu. Malatya’ya Mahsuni ŞERİF ilk kez yirmi yıl sonra gidiyormuş, halk Mahsuni’yi özlemişdi ve inanılmaz bir yoğun ilgi vardı. Malatya inliyor, Mahsuni ŞERİF rüzgarı esiyordu,. İstanbul’da 1974 yıllarından itibaren Mahsuni’nin her konserine izleyici olarak giderdim, 10 binler ayakta alkışlardık, tezahurat ortalık inlerdi. Yıllar sonra Mahsuni baba ile aynı sahnede bulunacağım için son derece heyecanlı ve gururluydum. O gün geldi, yıl 1995, ve ben aynı sahnede Türkü söyleyeceğim. O gün geldi, ve biz Mahsuni ile buluşup konser alanına geldik. Eşi Fatma Mahsuni de vardı, kulise gittik sohbet ediyoruz, o sevecen bakışlarıyla bana “Muhlis dayın ile dostluğumuz çok büyükdü, yüzlerce konsere gittik, şimdi yeğeniyle beraberim. Sesin dayına çok benziyor, kaderin benzemesin “ demişti. Bu arada kapıda güvenlikler kimseyi içeri almıyor, ancak halk Mahsuni’yi daha yakından görmek, ona dokunmak için kapıları omuzluyor, güvenlik barikatı halkın sevgisine daha fazla dayanamıyor ve kapılar açılıyor. Mahsuni o mütevazi tavrıyla “Bırakın gelsinler” diyor. Halkda öyle bir Mahsuni sevgisi vardı ki, kimisi elini öpüyor, kimisi boynuna sarılıyordu. Öylesine bir sevgi ki, yerde ayaklarına kapanıp secde eden mi dersin, Mahsuni baba onları kaldırıp hepsini yanaklarından öpüyor. İnsanlar o zamanlar beni fazla tanımıyorlardı, Mahsuni baba beni gösterip “Muhlis Akarsuyumuzun yeğeni “ dedi. 2 Temmuz Sivas Katliamı yakın dönemde olmuş, halk çok üzgün, bana da dayım AKARSU’dan dolayı büyük ilgi gösterdiler. Sonrasında sahne sırası bana geldi, anons etmeden önce biri fotoğraf makinası ile resmimizi çekmek istedi, hala bende olan o omuz omuza resmimiz çekiliyor… Sahneye anons edildim, çok büyük alkış koptu, Mahsuni Baba gülerek beni sahneye uğurladı, öylesine heyecanlıydım ki, o alkışları duyunca sahnenin dört tarafını koşarak selamladım, o ara protokolde mahsuni babanın değerli eşi Fatma Mahsuni’yi gördüm, benden bi istekte bulundu. Dayım Muhlis AKARSU’nun çok güzel bir parçası olan “Baydiğin başında duman ırımaz, Arap at yorulur da gönül yorulmaz” bu uzun havayı onun için söylemişdim. Akarsu türkülerini coşkulu alkışlarla söylediğim o gün , benim için unutulmaz bir anıdır. Sahneden inip Mahsuni babanın yanına gittim, bana “Küçük AKARSU sen neymişsin, aynı dayın AKARSU sahnedeymiş gibi duygulandım” dedi. Mahsuni babanın o en gin gönlünü, mütevazi davranışlarını unutmam mümkün değil… Benden sonra dev ozan Mahsuni ŞERİF sahneye davet edildiğinde yer yerinden oynadı, ben de bu keyfi kaçırmak istemedim ve protokole Fatma ŞERİF’in yanına gidip izledim. İnsanlar sahneye akın eti, güvenlik engelleyemedi bu sevgi selini, Türkü söylemesi zorlaşıyordu tam türküye başlıyor, birkaç kişi daha sahneye atıyor kendini. Sonrasında muhteşem sesi ve türküleriyle Malatya halkına unutulmaz bir gece yaşattı.

İstanbul’a döndüğümüzde bir kez de Özdemir Plakçılık’da karşılaştık, aynı firmada ben kasetimi çıkarmış kendisinin kaset çalışmaları vardı. Ondan sonra birkaç kez daha görüştük ve sonra o kara gün geldi. Mahsuni bu dünya’dan göçüp gitti… Hakka uğurladık milyonların kalbinde, ölümsüzlüğe göçüp gitti.. Hacı Bektaş’a, Erenlerin, Pirlerin tozuna karışdı, dilden dile telden tele eserleriyle yaşayacak. Selam olsun sana Mahsuni ŞERİF bin selam…

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Muharrem Orucu Niyet Duası

Muharrem orucu niyet duası Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Âlemlerin rabbi olan Allaha´a hamd olsun. Bütün Peygamberlerine salat ve selam

Alevilik Okulu” açılıyor

  “Alevilik Okulu” açılıyor Alevilik Bildirgesi (Yol Evlatları) Hareketi adıyla bir süre önce yola çıkan Alevi inanç ve kanaat

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı

İslamiyetten önce Türkmenlerde dört kapı: Ahmet Yesevi (1093 – 1156) Hocası”Arslan Baba” adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini